İçeriğe geç
Kasım Baba

Kasım Baba

Hayatı

Alucra'dan Karaköy'e bir ömür

Hayatı

Bir sülâlenin devamı

Kasım Yağcıoğlu Efendi, 1934 yılının Mart ayında Giresun'un Alucra ilçesinde doğdu. Yedi çocuklu bir ailenin altıncı evladıdır. Çevrede "Şeyhoğlu" lakabıyla anılan bir sülâleden gelir; bu lakap, ailenin nesiller boyu ilim ve irşat ile kurduğu bağın halk hafızasındaki karşılığıdır.

Babası, Tokat'ta medrese tahsili görmüş, Delilli köyünden Mehmet Efendi'dir: sert mizaçlı, sözüne itimat edilen bir hoca. Annesi Çakmanoz köyünden Firdevs Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Halil Efendi de klasik usulde medrese tahsili yapmış bir âlimdi; tebliğ ve irşat faaliyetleriyle çevresinde tanınmıştı. Kurtuluş Savaşı'nda Şam'a gönderilen dua ordusu içinde yer aldı; doğu cephesine gönderilen beş kardeşi geri dönmezken yalnız kendisi gazi olarak döndü.

İlk terbiyesini babasından aldı.

Hıfz ve Samsun yılları

Dokuz-on yaşlarında Samsun'a gitti; hıfzını Muhittin Efendi ve Selman Efendi'nin yanında tamamladı. Samsun'un onun için bir başka anlamı daha vardır: Nakşî meşâyihinden Açıkbaş Ömer Efendi'nin sohbetleri. Ömer Efendi'nin sade dili ve gündelik hayattan seçilmiş, temsil değeri yüksek örnekleri, Kasım Baba'nın kendi sohbet üslûbunu ömür boyu belirledi. Ömer Efendi'nin, kendisini Hakk karşısında kusurlu görmekten hiç vazgeçmeyen tavrı da onda iz bıraktı; ileri yaşlarında sıkça tekrarladığı sözlerin bir kısmı bu hocasından kalmıştır.

Trakya: bir köy hocasının işi

Hıfzın ardından imam-hatiplik vazifesiyle Edirne'ye gitti. Göreve başladığı yıllarda Trakya'nın köy ve ilçelerinde Kur'ân-ı Kerîm bilmek bir yana, en basit dinî bilgileri bilenler bile pek azdı. İnsanları camiye çekmenin güçlüğünü anlatırken hatırladığı bir hâtıra, bölgede uzun yıllar dilden dile dolaştı: o sıra süren kuraklıkta köylülere, her evden bir kişi Kur'ân öğrenmeye başlarsa yağmur duasına çıkacağı sözünü verdi; yağmur yağmazsa görev süresince aldığı bütün maaşı köylülere bırakacaktı. Duaya, çevre köylerden bir kısmı iştirak etmek, bir kısmı da alay etmek üzere geldi. Duanın ardından yağan yağmur, onun halkla arasındaki güveni perçinledi.

Kasım Baba, Trakya'da basit bir köy hocalığının ötesine geçti: köylülerle el birliği ederek bir Kur'ân kursu ve bir ortaokul yaptırdı. Bölgede Kur'ân öğrenimini ihya eden simalardan biri sayılır.

İstanbul: ders halkaları ve inşaat

Trakya'dan sonra İstanbul'a geldi. Devrin tanınmış hocalarından özel dersler aldı; en çok ders okuduğu hocası Serezli İsmail Efendi'dir, ayrıca Ermenekli Saffet Efendi'nin derslerine devam etti. Maddî imkânlar son derece kısıtlı olduğu için hafta sonları ekmek parası için inşaatlarda çalıştı.

O yılların yetişme şartlarını anlatırken, kendi neslinden okuyan herkesin simit sattığını yahut ayakkabı boyadığını hatırlatır; hocalarının hangi şartlar altında hangi ilimlere sahip olduğunu düşünmeyi bir ölçü olarak önerir.

İstanbul, ona ilmî katkının yanında irfânî bir yol da açtı. Yahya Efendi dergâhının son postnişîni, dönemin önemli Nakşî meşâyihinden Abdülhay Öztoprak Efendi'den Nakşî ve Kâdirî dersi aldı; 1957'de icâzetini aldı. Nakşî yolundaki yetişmesi, Abdülhay Efendi'nin halifesi Albay Şemsi Efendi vesilesiyle oldu. Kendisine icâzet verenlerden biri de Aynî Ali Baba Kâdirî-Rifâî dergâhı şeyhi Muhittin Ensârî Hazretleri'dir; yanık ve kesikleri tedavi etme burhanını bu dergâhta içtiği Rifâî şerbetine bağlar.

Boyluca: yedi yıllık hizmet

1966'dan itibaren, soyundan geldiği Seyyid Mahmud Çağırgân-ı Velî Hazretlerinin Boyluca'daki türbesinde yedi yıl süren bir hizmete girdi. Bu türbedarlık, aynı zamanda kendi irşad olma süreciydi; Kasım Baba'nın Üveysî meşrepli sayılmasının dayanağı bu hizmettir. Kerbelâ'dan sonra Anadolu'ya hicret eden seyyid ailelerinden birine mensup olan Çağırgân-ı Velî'nin evi, dergâhı, camii, şifahanesi ve değirmeni Boyluca'da bugüne ulaşmıştır.

Bereketzâde: otuz küsur yıl

Karaköy'deki Bereketzâde Camii'nde otuz küsur yıl imam-hatiplik yaptı ve emekli olduktan sonra da buradaki tasavvuf sohbetlerini bırakmadı. Arap Camii Kur'ân Kursu'ndaki hizmeti, Ramazan aylarında Bereketzâde'ye gelişi, Yalova'daki evinde ağırladığı ziyaretçiler - bütün bunlar Karaköy'ü onun etrafında bir irfan muhitine çevirdi. Binlerce üniversite öğrencisine burs sağlanmasına vesile oldu.

Kendisine verilecek unvan hakkında ısrarla söylediği bir sözü vardı: mühim olanın İslâm'a ve Müslümanlara hizmet olduğunu, adının molla mı, şeyh mi, mürşid mi konacağının kendi elinde olmadığını belirtir; hayatı anlatıldıktan sonra musallanın üzerinde hangi ad konursa onu kabul edeceğini söyler.

Vefatı

9 Mart 2025'te, 91 yaşında vefat etti. Cenaze namazı İstanbul Fatih Camii'nde, ikindi namazının ardından kılındı. Ertesi gün Alucra Merkez Camii'nde kılınan namazın ardından, ailesinin köyü Boyluca'da toprağa verildi.

Kronoloji

1934Mart

Alucra'da doğdu

Giresun'un Alucra ilçesinde, yedi çocuklu bir ailenin altıncı evladı olarak dünyaya geldi. Çevrede "Şeyhoğlu" lakabıyla anılan bir sülâledendir. Babası, Tokat'ta medrese tahsili görmüş Delilli köyünden Mehmet Efendi; annesi Çakmanoz köyünden Firdevs Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Halil Efendi de medrese tahsilli bir âlim, tebliğ ve irşat ehli bir zattır.

Aynı bildirinin özet kısmında doğum yılı 1936 olarak geçer; metin içinde Mart 1934 verilir. Basında da 1934 kaydı yaygındır.

1943

Hıfzını tamamladı

Dokuz-on yaşlarında Samsun'da Muhittin Efendi ve Selman Efendi'nin yanında hâfızlığını bitirdi. Samsun yıllarının bir başka izi, sohbetlerini zevkle dinlediği Nakşî meşâyihinden Açıkbaş Ömer Efendi'dir; sade dili ve gündelik hayattan seçilmiş örnekleri, Kasım Baba'nın kendi sohbet üslûbunu biçimlendirmiştir.

1950'ler

Trakya'da imam-hatiplik

Samsun'dan sonra imam-hatiplik vazifesiyle Edirne'ye gitti. Kur'ân-ı Kerîm öğreniminin son derece seyrek olduğu köy ve ilçelerde ders halkaları kurdu; köylülerle el birliği ederek bir Kur'ân kursu ve bir ortaokul yaptırdı. Her evden bir kişinin Kur'ân öğrenmeye başlaması şartıyla çıkılan yağmur duası, bölgede uzun yıllar anlatılan hâtıralardandır.

1950'ler

İstanbul'da ilim tahsili

İstanbul'a geldikten sonra devrin tanınmış hocalarından - en çok Serezli İsmail Efendi, ayrıca Ermenekli Saffet Efendi - özel dersler aldı. Maddî imkânların kısıtlılığı sebebiyle hafta sonları inşaatlarda çalıştı.

1957

Nakşî ve Kâdirî icâzeti

Yahya Efendi dergâhının son postnişîni Abdülhay Öztoprak Efendi'den Nakşî ve Kâdirî dersi alarak icâzetini aldı. Nakşî yolundaki yetişmesinde, Abdülhay Efendi'nin halifesi Albay Şemsi Efendi'nin payı büyüktür. Aynî Ali Baba Kâdirî-Rifâî dergâhı şeyhi Muhittin Ensârî Hazretleri de kendisine icâzet verenlerdendir.

1966

Çağırgân-ı Velî türbedarlığı

Boyluca'da, soyundan geldiği Seyyid Mahmud Çağırgân-ı Velî Hazretlerinin türbesinde yedi yıl süren bir hizmete başladı. Bu hizmet devresi, aynı zamanda kendi irşad olma süreci sayılır; Kasım Baba'nın Üveysî meşrepli kabul edilmesinin dayanağı budur.

1970'ler

Halvetî-Şâbânî icâzeti

Halvetî-Şâbânî dervişliği, yedi-sekiz yaşlarında zikir ve sohbetlerine katıldığı Haydar Baba'nın Giresun'daki dergâhında başlamıştı. Şâbânî icâzetini, Haydar Baba'nın halifesi Şebinkarahisarlı Mehmet Emin Güvener Efendi'den aldı.

1970-2000'ler

Bereketzâde Camii

Karaköy'deki Bereketzâde Camii'nde otuz küsur yıl imam-hatiplik yaptı ve emekli olduktan sonra da buradaki tasavvuf sohbetlerini sürdürdü. Arap Camii Kur'ân Kursu'ndaki hizmeti ve üniversite öğrencilerine sağladığı burslar, Karaköy'ü onun etrafında bir irfan muhitine çevirdi.

2012

Hakkında ilk akademik çalışma

Mehmet Özturan'ın "Günümüz Halvetî-Şâbânî Postnişînlerinden Kasım Yağcıoğlu Hocaefendi" başlıklı tebliği, Kastamonu'da düzenlenen I. Uluslararası Şeyh Şa'bân-ı Velî Sempozyumu'nda sunuldu. Kendisiyle yapılan mülâkatlara ve sohbet kayıtlarına dayanan bu metin, hakkındaki ilk derli toplu akademik kayıttır.

20259 Mart

Vefatı

91 yaşında vefat etti. Cenaze namazı İstanbul Fatih Camii'nde ikindi namazının ardından kılındı; ertesi gün Alucra Merkez Camii'nde kılınan namazın ardından ailesinin köyü Boyluca'da toprağa verildi.

Dayandığı kaynaklar: Mustafa Eryılmaz, Mehmet Özturan, Bayram Ali Çetinkaya, Haber7 - künyeler